KobiYZ - 01

Ortalık Yapay Zeka (YZ ) haberleri kaynıyor.

Her gün yeni bir araç, yeni bir devrim haberi alıyoruz. Hepimiz bir şekilde ucundan kıyısından takip ediyoruz. Ama farkındaysanız, bunların neredeyse tamamı aynı kitleye yazılıyor: Teknoloji girişimcilerine, yazılımcılara, Silikon Vadisi'yle yatıp kalkanlara...

Peki mesela, Gaziantep'te halı üreten bir patronsanız? Ya da Bursa'da mobilya üretip satan, İzmir'de makine yedek parça tedarik eden, Kemer'de otel işleten bir patron?

Siz bu haberleri okuyunca, iyi hoş da, bu benim ne işime yarayacak, diyorsunuz.

KobiYZ bunun için var.

Her hafta bunları konuşacağız.

Gerçek işletmelerden gerçek hikayeler. Somut ipuçları. Teknik meselelerin teknik olmayan açıklamaları.

Özünde şu soruya cevap verecek haberler, bilgiler ve zihinsel egzersizler:

"Bu benim işime nasıl yarar?"

Buyrun, ilk sayı aşağıda.

Engin Tezcan

📰Haftanın haberi

İsrafı neredeyse yarıya indiren kamera

IHG Hotels, bir otel zinciri, şu sorunun peşine düşmüş: Mutfakta ne kadar yemek çöpe gidiyor? Herkesin bir fikri varmış ama kimse tam bilmiyormuş. Şefler tahminle üretiyor, kalan yemekler de çöpe gidiyormuş.

YZ şöyle devreye girmiş:

Mutfaktaki çöp alanına monte edilen bir kamera ve çöp kovasının altındaki bir terazi, çöpe atılan her yemeği otomatik olarak tanımış, tartmış ve kaydetmiş. Sistem de şeflere günlük rapor vermiş:

"Dün 12 kilo pilav, 8 kilo sebze attınız. Pilavı % 30 azaltın."

Sistem?

Kamera çöpe atılan yemeğin ne olduğunu görüntüden tanır. Terazi tartar. Sistem verileri birleştirip "fazla üretim mi, porsiyon hatası mı, hazırlıktaki fire mi" diye ayrıştırır. Şefe de rapor verir.

IHG tesislerinde gıda israfı %30 düşmüş. Avrupa'daki beş farklı otel ve restoranda yapılan bağımsız araştırma da benzer sonuçları doğrulamış: Öğün başına israf maliyeti %39'a kadar düşmüş.

Bizim için ne anlama gelir?

Antalya ve çevresindeki otelleri düşünün. Yüzlerce odalı tesislerde binlerce ton yemek üretiliyor. Ya da illâ ki otel ve yemek olması da gerekmiyor. İşletmenizde çöpe giden bir şeyler varsa, sistem aynı sistem...

İsraftaki %30 düşüş, yılda milyonlarca lira anlamına gelir. Üstelik sistemi kurmak için dev bir altyapı gerekmiyor. Kamera, terazi, yazılım.

Winnow isimli şirket bunu 40 ülkede 1.700 tesise kurmuş. Belki Türkiye'de kullanmaya başlayanlar bile vardır.

Kaynak: The Rail Media, Ocak 2025 https://www.therail.media/stories/2025/1/14/ihg-cuts-food-waste-with-ai

Toplam kazanç ve tasarruf?

  • Antalya’da 150-200 odalı bir otelde yıllık gıda maliyeti 7-10 milyon TL civarındaysa, %30’luk bir israf azalması bile yılda 2-3 milyon TL’yi cebinizde bırakır. Sistem genellikle ilk yılda kendini amorti ediyormuş.

🔎YZ nasıl çalışır?

Makine fotoğrafa bakınca ne görüyor?

Telefonunu yüzünüze tutuyorsunuz, kilit açılıyor. Ya da bilgisayar, çöpe atılan tabaktaki pilavı tanıyor. Nasıl oluyor?

Telefon yüzünüzü ya da pilavı tanıyor mu?

Tam öyle denemez. Mantığı şu:

Sisteme daha öncesinde binlerce fotoğraf gösteriliyor. Binlerce pilav, binlerce salata, binlerce çorba... Hepsi de, "bu pilav, bu salata, bu çorba" diye etiketleniyor. Sistem zamanla her birinin rengini, şeklini, dokusunu öğreniyor. (Bu işin teknik adı Sınıflandırma, Classification)

Yeni bir fotoğraf gördüğünde, daha önce öğrendikleriyle karşılaştırıp "bu olsa olsa pilavdır, neredeyse %95 pilav" diyor. Deneyimli bir kalite kontrolcünün, hatalı ürünü bir bakışta ayırt etmesi gibi... Farkı şu, YZ yorulmuyor, 7/24 çalışıyor.

Otelin mutfağında olan bu: Çöpe atılan yemeğe bakıyor, ne olduğunu tanıyor, daha doğrusu tahmin ediyor, terazi o arada tartıyor, kaydediyor.

Telefonunuzu her açtığınızda da aynı sistem çalışıyor. Sizi kaydettiği önceki fotoğraflarla, o anki görüntüyü karşılaştırıp bir tahminde bulunuyor. Belli bir oranın üzerinde, yani mesela %95 oranında siz olduğunuza kanaat getirirse, kilidi açıyor. (Bu da teknik olarak doğrulama, authentication, olarak geçiyor.)

Görüntü tanımanın olayı, özünde bu.

Peki sistem, sizin mutfaktaki tutmaç çorbasını ya da yaprak sarmayı tanır mı? Ya da çöpe attığınız ama keşke kontrol edebilsek dediğiniz herhangi bir şeyi?

Tanır. Bunlar öğrenebilen sistemler. Yeteri kadar yaprak sarma fotoğrafı görmesi, yeterli.

💡 Haftanın YZ İpucu

Fotoğraf çek, stok say: Google Lens ile envanter takibi

Eğer deponuz devasa bir depo değilse, hemen deneyebilirsiniz. Stok takip ederken YZ kullanmaya başlayabilirsiniz.

Telefonunuzda bir araç var: Google Lens.

Nasıl yapılır:

1. Raftaki ürünlerin fotoğrafını çekin.

2. Google Lens, ürün etiketindeki karmaşık ürün kodlarını, seri numaralarını veya barkodları anında metne dönüştürür. (Elle yazarken hata yapma ihtimaliniz olan o uzun kodları saniyeler içinde hatasız okur. Yukarıda konuştuğumuz görüntü tanıma meselesi.)

3. Tanınan bu kodu "metni kopyala" diyerek alın ve Google'ın Excel'i olan Google Sheets dosyanıza yapıştırın. Yanına adetini girin.

4. Basit bir formülle "kalan stok × birim fiyat" hesabını yapın.

Elle Excel'e yazmaktan çok daha hızlı, çok daha az hatalı. Ve daha önce YZ kulanmayan bir işletme için, sıfırdan bire geçiş demek.

Bir adım ötesi:

Google Sheets'te stok belirli bir sayının altına düştüğünde sizi uyaran basit bir formül kurabilirsiniz.

Maliyet:

Sıfır. Google Lens ücretsiz, Google Sheets ücretsiz.

🧠 Strateji & Analiz

(Engin Tezcan)

Rakibiniz YZ kullanıp kullanmadığını size söylemeyecektir. İlan etmez, sosyal medyada duyurmaz, sohbet ederken bahsetmez.

Ama tuhaf bir şekilde maliyetini düşürmeye, hızlanmaya, kârlılığını artırmaya başlar. Siz farkı bir süre sonra faturada, siparişte, ihalede anlarsınız. Hoş olmaz.

Rekabet avantajı sihir değil. Tek bir büyük hamlede oluşacak diye bir kaide de yok. Operasyondaki küçük birikimler, iyileştirmeler, faaliyetlerdeki minik değişiklikler de zamanla ciddi avantajlar yaratır.

Mutfakta her gün %30 daha az israf? Ya da depoda her gün daha doğru stok tahmini? Personelin günde yarım saat daha az Excel'le uğraşması?

Bunların hiçbiri, sosyal medyada anlatılan yapay zeka devrimine benzemiyor. Ama altı ay sonra bir bakarsınız, rakibinizin marjı sizinkinden fazla, teklifi sizinkinden düşük.

İşte o noktadan sonra telafi etmek çok daha pahalıdır. Çünkü rakip o altı ayda belli bir yol almış olur.

Bakış açısı

Bir şekilde başlamak gerek. En azından zihinsel olarak bu teknolojinin özüne, yapabileceklerine hakim olmak, YZ'nın nasıl kullanılabileceğine dair bir bilinç geliştirmekte fayda var.

Oturup bilgisayar başına kod yazmanız gerekmez.

Ama kendi işletmenizde olan bitene bakarken, işin tam şu aşamasında aslında şunu deneyebiliriz, diyebilecek kadar, işin mantığını kavramış olmak gerek.

Gerisi daha kolay olacaktır çünkü ürünler, hizmetler, uygulamalar zaten hızla gelişiyor ve ucuzluyor. Biz önce, ne arayacağımızı bilmeliyiz.

Ne demiş atalarımız?

"Ne aradığını bilmeyen, ne bulduğunu anlamaz."


İlk sayı böylece yayınlanmış oldu, hayırlı olsun:) Bu bülteni okuması gerektiğini düşündüğünüz biri varsa, ona da gönderin. Yorum ve öneriler için direkt bu e-postayı da yanıtlayabilirsiniz.


📩 Soru, yorum, haber, ipucu: editor@kobiyz.com 

🤝 Sponsorluk ve iş birliği: sponsor@kobiyz.com

🖥️ Web sitesi: kobiyz.com